handesoral_12
??**hande?armi'(**??
   
Mesajlar: 547
Katılım: Aug 2008
Karma Puanı: 134
|
RE: Aşk-ı Memnu Dizisi Fun Club
AŞK-I MEMNU DİZİSİ KANAL D'DE !
Halit Ziya Uşaklıgil'in klasik eseri 'Aşk-Memnu' Ay Yapım tarafından televizyon dizisi oluyor.Dizi yeni yayın döneminde ekranlarda olacak...(Kanal D)
Müjde Ar'ın 'Bihter'le ünlendiği karakteri ise Beren Saat oynayacak.Yaprak Dökümü ve Dudaktan Kalbe’den sonra ‘Aşk-ı Memnu’ da diziye uyarlanıyor. Halit Ziya Uşaklıgil’in ünlü romanı 1975’te TRT için 9 bölümlük kısa dizi olarak çekilmiş ve kendisinden 30 yaş büyük bir adamla evlendirilen ‘Bihter’ karakterini canlandıran Müjde Ar bu rolle meşhur olmuştu.
KIVANÇ TATLITUĞ VE BAŞROLLÜK
Adını ilk kez 2002'de 'Best Model Türkiye' birincisi, ardından da 'Best Model World' birincisi olarak duysak da, şu anda Gümüş adlı dizide canlandırdığı ‘Mehmet’ karakteriyle hayranlarını ekrana bağlayan, kadınların son gözdelerinden olan Kıvanç Tatlıtuğ hakkında merak ettikleriniz
27 Ekim 1983’te Adana’ a, beş çocuklu ailenin bir ferdi olarak dünyaya gelen Kıvanç Tatlıtuğ, ortaokulu Yenice Özel Çağ Lisesi’nde okumuş. Adana’dayken Fiskobirlik, Güney Sanayii, Çukurova Kulübü, Devlet Su İşleri ve Tarsus Amerikan Kulübü’nde basketbol oynamış.
1997’ e babasının ciddi bir kalp ameliyatı geçirmesinin ardından ailesiyle birlikte Adana’dan İstanbul’a taşınmış. İstanbul Kalamış Lisesi’nden mezun olan Kıvanç’ın aklı fikri basketboldaymış.
Tek hayali NBA’ e basketbol oynamak olduğu için Ülkerspor’dan gelen cazip teklifi hemen kabul etmiş ve orada iki yıl forma giymiş. Sonra bir yıl Beşiktaş, bir yıl da Fenerbahçe’ e oynamış. Ancak dönüş yaptığı Beşiktaş takımında sakatlanması tüm hayallerini suya düşürmüş ve profesyonel basketbol hayatına son vermiş.
O dönemlerde yakın çevresinin sürekli fiziğine iltifatlarda bulunduğunu, model olması için kendisini yönlendirmeye çalıştığını söylüyor Kıvanç Tatlıtuğ. O ise bunlara hiç kulak asmamış. Ta ki annesinin yaptığı sürprize kadar!
Annesi, Beylikdüzü’ndeki bir marketin camında ‘Profesyonel mankenlerle çalışır mısınız?’ ilanını görünce, Tatlıtuğ’un yanında bulunan bir fotoğrafını göndermiş. İlan verilen şirketten kendisini aradıklarında şaşkına dönmüş ama teklifi de kabul etmiş. ‘Ben sporcuyum ne işim olur mankenlikle’ derken bir anda kendini defilede bulmuş. Daha sonra gelen teklifleri değerlendiren Kıvanç, işin hoşuna gitmesiyle bu mesleğe profesyonel olarak başlamış. ‘Annemin beni model yapma hayali hep vardı.’ diyor Kıvanç.
İki yıl bir ajansla çalıştıktan sonra 2002 yılında düzenlenen Best Model yarışmasında önce Türkiye, sonra dünya birincisi olmuş Kıvanç Tatlıtuğ.
Sonrasında da Fransa günleri başlamış. Paris’teki Success Ajans’tan gelen teklifle bütün eşyalarını toplayıp, Paris’e yerleşmiş. Burada mesleğini 1,5 yıl sürdürmüş.
Paris'teyken, ajanstan gelen telefonda, dizi tekliflerinin had safhaya ulaştığını söylemişler. Küçüklüğünden beri sinema ve televizyona ilgisinin olduğunu, mutlaka bir yerinde bulunmak istediğini ama o zamanlar ‘Ben manken olacağım, sonra dizi çekeceğim.’ gibi hayallerinin olmadığını da sözlerine ekleyen Kıvanç Tatlıtuğ, senaryoları değerlendirmek için Türkiye'ye gelmiş. Gümüş'teki 'Mehmet' karakterini kendine çok yakın bulduğunu, oynayabileceğini, en azından kendinden bir şeyler verebileceğini düşünmüş. Şu anda da yayınlanan dizide iki yıldır rol alıyor ve dizi çok ilgi görüyor.
Kıvanç Tatlıtuğ şu sıralar zamanının çoğunu sette geçiriyor. 'Ne ailemi, ne arkadaşlarımı kimseyi göremiyorum. Zaten asosyal bir yaşantım vardı, iyice asosyal oldum' diye yakınıyor.
Çekim aralarında kitap okur, dergi karıştırır ve müzik dinlermiş. Pek fazla da kimseyle konuşmazmış. Set çalışanlarının tabiriyle 'sessiz sakin bir çocuk' bu Kıvanç Tatlıtuğ.
Kendisini eleştirmeyi sevdiğini söyleyen yakışıklı oyuncu, diziye başlamadan önce bir süre Okan Bayülgen’den ders almış.
Yakışıklı, dikkat çekici bir fiziğe sahip olan Kıvanç Tatlıtuğ, bu yüzden zaman zaman sözlü tacize uğradığını da itiraf ediyor. Diğer yandan erkek mankenlere karşı pek çok kişide var olan gay ve jigolo önyargılarıyla ilgili olarak da ‘Ben öyle bir tavır sergilerim ki insanlar yanıma yaklaşamazlar.” diye eklemeyi de ihmal etmiyor.
Gece dışarı çıkmayı, kulüplerde eğlenmeyi sevmiyor. Onun yerine arkadaşlarıyla ev muhabbeti yapmaktan hoşlanıyor. Birlikte televizyon izliyor ya da tavla partileri düzenliyorlar.
Dünya podyumlarındaki başarılarıyla arkadaşlarına örnek olan Kıvanç Tatlıtuğ, David Beckham’la olan benzerliği hakkında ilgili olarak da ‘Benim saçım uzunken, Beckham’ın adı bile anılmıyordu. Aslında Beckham bana benzedi.’ diyor.
İyi derecede İngilizce bilen, “Benim için önemli olan kariyer” diyen Kıvanç Tatlıtuğ’un en büyük hayali ise iyi bir aktör olmak. Bunun için de ilk adımı atmış. Devlet Tiyatrosu oyuncusu Laçin Ceylan’dan (dizide halasını oynayan 'Gülsun' rolüyle tanıdığımız) bir süre oyunculuk dersleri almış... “Bakıyorum, çok eksiğim var” diyen, dersler almaya devam edeceğini ve iyi bir sinema filminde rol almayı çok istediğini belirten Kıvanç Tatlıtuğ’un hayallerinden biri de tiyatroda oynamak.
AŞK-I MEMNU DİZİSİ HAKKINDA
"Beren bazı ağlama sahnelerinde kötü ama bazılarında değil","Hatıla Sevgili'de genç kızı canladırırken iyidi ama olgun kadın rolünde zorlandı"...
Bazen şaşırıyorum biz burada bir oyuncudan yani "canlandırdığı role bürünebilen" birinden mi bahsediyoruz yoksa yarışma katılımcısı,sıradan güzel bir genç kızdan mı?Ne demektir "bazı sahnelerde/rollerde iyi ama bazılarında değil”? Önce “aktör” kelimesinin genel tanımını yapayım: Oyuncu rolüne hayat verir,hem kendi içinde hem de izleyicinin gözünde o karakterle bütünleşir;oyuncu ve canlandırdığı karakter ayrı ayrı bireyler değillerdir sahnede. Bu açıdan bakıldığında bir oyuncu için “şu sahnede iyi,öbüründe iyi değil” diyebilir miyiz? Sorunun cevabı konusunda herkes hemfikirdir sanıyorum...
Özetle demek istediğim “kendini oynamak” oyunculuk değildir;herkesin yapabileceği bişeydir. Mesela bana “gel bir aile-gençlik(!?) dizisinde yirmi yaşında hala üniversiteye hazırlanan bir kızı canlandır” deseler,alnımın akıyla bu işin altından kalkabilirim!!Çünkü kendim gibi davranmak zaten yaptığım bişeydir;beni zorlamaz! Ehh,bu bağlamda durumumu Beren’ninkiyle ile karşılaştırırsak vardığım sonuç Beren Saat’in “rol yap(a)madığı”,bütün dizilerde-filmlerde kendini oynadığıdır.
Haa,tamam oynasın kendini onu izlemek isteyen insanlar için çevrilen dizilerde ama yapamadığı halde kendinden başka bir “karakteri” canlandırmaya çalışmasın!Hele hele Bihter gibi romanın-dolayısıyla da dizinin-kalbini oluşturan karaktere hiç bulaşmasın!
Beren Saat hakkında Aşk-ı Memnu’dan önce hiçbir fikrim yoktu;bu başlık altında okuduğum yorumlardan(sevenlerinin yorumları dahil) çıkarabildiğim sonuç sadece “güzel-sevimli kız,ekrana yakışıyor;oyunculuğu da fena değil” oldu ne yazık ki..Oysa bu özellikler Bihter karakterini canlandırabilmek için yeterli değil..Şimdi “romanı mahvedecekler” diye serzenişte bulunan insanları daha iyi anlar oldum. Halbuki başlarda kötü bir iş çıkmayacağına dair umutlarım vardı..
AŞK-I MEMNU İÇİN SÖYLENENLER
*kadrosunu görünce bi an afalladığım, beren saat ve kıvanç tatlıtuğ ikilisinin nasıl bi elektrik vereceğini merak ettiğim ama yine bi romanın katledilmemesini umduğum yeni sezon kanald dizisi... beren saat'in bu sefer ağlamayı başarabilmesini umuyorum...
*sanırım yaprak dökümü gibi günümüze uyarlanmış halini izleyeceğiz. belki de orijinal halini, bilemiyorum. ama zamanının ilk trt dizilerindendi hayal meyal hatırlıyorum. dönemin şartlarına göre oldukça başarılı olduğunu ve ses getirdiğini de biliyorum. o zamanlar kitabın ana karakterleri bihter (müjde ar), behlül (salih güney) ve nihal (ıtır esen) tarafından başarıyla canlandırılmıştı.
Zaten kitabı okuyan herkes bu karakterlerin cuk oturduğunu görecektir. bu durumda yeniden bu rolleri oynayacak olanların, ya büyük bir cesaret sahibi ya da büyük sanatçı olmaları gerekir. eğer yazılanlar doğruysa (ki beren saat ve kıvanç tatlıtuğ adları geçiyor) ben kendilerini ilk gruba dahil ediyor* ve şimdiden geçmiş olsun diyorum.
umarım beğenirsiniz... isteyenler emeğimizin karşılığını verirler ama biz bu site için yazdık vermeyebilirsiniz.
ilk gün:
Seni seviyorum nalet olası!
bir hafta sonra:
Bi daha seni sevmeyeceğim!
bir ay sonra:
Basitmiş sevmek..
1 yıl sonra:
sen kimindin ?
5 yıl sonra:
sonunda sensizdim..
aşk bu işte.. başlangıç ve bitiş..bunu bile bile aşık olur mu insan ? anımsar mı hergün aynı gözleri ? 
|
|